• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/medyaparis
  • https://twitter.com/medyaparis

Fransa'dan nükleer rest caydırıcılığı AB'yi koruyabilir mi?

Fransa'nın nükleer caydırıcılığı AB'yi koruyabilir mi?

19-03-2025
Medyaparis Haber Merkezi

Fransa Cumhurbaşkanı son derece stratejik bir tartışma başlattı. Emmanuel Macron Avrupalı ortaklarıyla birlikte Fransa'nın nükleer caydırıcılığının AB'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi olasılığını araştırmak istiyor.

Avrupa'da iki ülke nükleer silaha sahip: Fransa ve İngiltere. Paris'in 290, Londra'nın ise 225 savaş başlığına sahip olduğuna inanılıyor. Ancak bu iki başkent ne aynı siyasi meşruiyete -İngiltere artık AB'nin bir parçası değil- ne de aynı stratejik manevra alanına sahip.

Université Libre de Bruxelles (ULB) Uluslararası Politika Araştırma ve Çalışmaları Merkezi'nde profesör olan Christophe Wasinski, "Fransa'nın özerk olduğu düşünülen bir cephaneliği var," diyor. Başka bir deyişle, Fransız yetkililer nükleer caydırıcılık söz konusu olduğunda kesinlikle egemen.

İngiltere için durum farklı. Wasinski, "Büyük Britanya cephaneliğini ABD ile işbirliği içinde geliştirdi ve nükleer cephaneliğini işletebilmek için ABD'nin altyapısına ve yardımına ihtiyaç duyuyor. Ve bazı uzmanlar, ABD'nin karşı çıkması halinde, İngiltere'nin savaş başlıklarını kolayca kullanamayacağını düşünüyor," diye ekliyor. Yani Britanya'nın egemenliği tam değil.

Kullanım yöntemleri de iki ülke arasında farklılık gösteriyor. İngiliz silahları denizaltılardan fırlatılabiliyor ki bu Fransa için de geçerli bir seçenek. Ancak Paris atom bombalarını atmak için avcı bombardıman uçaklarını da kullanabilir.

Fransız şemsiyesinin mi yoksa İngiliz şemsiyesinin mi genişletileceğine ilişkin bu tartışma, bir sonraki muhtemel Alman Şansölyesi'nin çağrısına bir yanıt niteliğinde. Amerika'nın Avrupa'dan çekilme ihtimaliyle karşı karşıya kalan Friedrich Merz, Paris ve Londra ile diyalog kurmak istiyor ki bu Berlin açısından bir U dönüşü anlamına geliyor. Almanya güvenliğini sağlamak için her zaman ABD'nin desteğine güvendi.

Ancak Fransa'nın nükleer caydırıcılığını arttırmak, derin bir siyasi ve doktrinsel gözden geçirmeyi gerektirecek. Paris, "hayati çıkarlarının" tehdit edilmesi halinde nükleer silah kullanmayı planlıyor. Fransa'nın nükleer caydırıcılığının genişletilmesi, bu kapsamın yeniden tanımlanması anlamına gelecek. Fransa Cumhurbaşkanı geçmişte bu hayati çıkarların bir Avrupa boyutu olabileceğini ima etmişti.

Ancak Fransa'nın nükleer caydırıcılığını arttırmak Fransa'nın hedef alınması olasılığını da arttıracak.

Wasinski, "Nükleer şemsiyeyi genişletirsek bu, potansiyel olarak bir Avrupa devletini ya da bir NATO devletini korumak için nükleer silah kullanmaya hazır olduğumuz anlamına gelir. Ancak bu aynı zamanda karşılığında kendimizi bir devletin misilleme riskine maruz bıraktığımız anlamına da gelir," ifadelerini kullanıyor.

Örneğin, Fransa'nın AB üyesi bir ülkeye yönelik bir saldırıya karşılık olarak nihai silahı kullanması durumunda, saldırgan ülke Fransız topraklarını hedef almaya karar verebilir.

ULB profesörü, "Yani bir bakıma Fransa da önerdiği şeyin rehinesi olacak," diye uyarıyor.

Bu nükleer şemsiye aynı zamanda yetenekler sorununu da gündeme getiriyor. Fransa'nın caydırıcı bir unsur olarak hareket etmek için yeterli kaynağı varsa, bu cephanelik AB'yi savunmak için de yeterli olacak mı?

Wasinski, "Nükleer silahlar halen devletlerin ellerinde bulunan son derece güçlü silahlar. Yani ateşlendiklerinde binlerce, on binlerce insanın ölümüne neden olabilir ve çok çok geniş alanları yok edebilirler. Dolayısıyla elimizde bu silahlardan çok sayıda olması durumu değiştirmiyor," diyor.

"Nükleer silahların tahrip gücü zaten o kadar yüksek ki birkaç yüz nükleer silaha sahip olmak bile son derece etkili bir caydırıcı unsur olduğunu kanıtlıyor."

Öte yandan bazı uzmanlar tam tersine, Rusya'nın 4.380 savaş başlığı karşısında güç dengesinin elverişsiz kalmaya devam ettiğine inanıyor. Ancak Avrupa'nın cephaneliğini arttırmak, füze ve dağıtım sistemlerinin sayısını arttırmak anlamına gelecek. Buna ortak ülkelerdeki ilave altyapı da eklenince yüksek bir maliyet çıkabilir.

Bu Fransız nükleer şemsiyesi, Avrupa'nın stratejik özerkliğine ve 27 ülke arasındaki dayanışmaya somut şekil vermenin bir yolu olacak. Ancak nükleer silah kullanma kararını kimin alacağının da belirlenmesi gerekecek. Bu noktada Macron, kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunda ısrar edebilir.


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın